170gr lık vakumlu ambalaj

300gr vakumlu ambalaj

400gr lık ambalaj

1lt naturel sızma zeytinyağı

700gr-800gr lık ambalaj

5lt naturel sızma zeytinyağı

2000gr lık ambalaj

10KGr lık ambalaj

1000gr lık ambalaj

Hakkımızda

1960 yıllarının başlarında kurulan firmamız 1993 yılından itibaren zeytin üretim ve pazarlamasına hız vererek 2011 yılından itibaren kurumsallaşmaya başlamıştır.Bunun akabinde pazar payını her geçen gün arttırmaya devam etmiştir.Her geçen gün kendini yenileyen firmamız sadece GEMLİK yöresi sofralık zeytin üretmektedir.Ürün portföyünde salamura zeytin , yağlı sele zeytin ve yeşil zeytin çeşitlerinin tümü mevcut olup , ürünlerini "Mehmet Can" markasıyla tüketiciye sunmaktadır.

Ürünlerimiz

Doğadan Sofraya ...

Haberler - Duyurular


Bayilik

Tüm TÜRKİYE geneline bayilikler verilicektir.

Detaylar için iletişime geçebilirisiniz.

Zeytin Hakkında

Tarihi, günümüzden 8000 yıl öncesine dayanan zeytin birçok efsanenin de kaynağı olmuştur. Nuh Peygamber’den, Antik Yunan’a, Mısırlılardan, Romalılara kadar tarihin her aşamasında zeytin ağacından ve zeytinyağının yararlarından söz edilmektedir. Zeytin ağacı, aynı zamanda Kuran-ı Kerim, Tevrat ve İncil gibi kutsal kitaplarda da yer almaktadır.

Bugün tarihçiler, zeytin ağacının anavatanının Yukarı Mezopotamya (Güneydoğu Anadolu Bölgesi) olduğunu ve çevresine buradan yayıldığını kabul etmektedirler. M.Ö. 2500 yıllarında Girit Adası’nda zeytinyağı ticaretinin en önemli geçim kaynaklarından biri olduğu tahmin edilmekte; Romalılar tarihte zeytin yetiştirme ve zeytinyağı elde etmede uzman olarak kabul edilmektedir. 2000 yıl boyunca ve hatta bugün bile kullanılan en yaygın yağ çıkarma yöntemini Romalılar bulmuştur.

Dünyada yaklaşık 10 milyon hektar alanda 900 milyon kadar zeytin ağacı bulunmaktadır. Dünyadaki zeytin ağacı varlığının % 98’i Akdeniz çanağında yer alan ülkelerde toplanmıştır. Türkiye, Akdeniz iklim özelliklerini taşıması nedeniyle, dünyanın önemli zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkeleri (İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Tunus, Suriye, Fas, Cezayir) arasında yer almaktadır.

Türkiye’deki zeytin ağacı sayısı 2008 yılı itibariyle 150 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Bu ağaçların 65 milyon Ege Bölgesinde, 26 milyon Marmara Bölgesinde, 22 milyon Akdeniz Bölgesinde, geri kalanının da Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerinde bulunduğu tahmin edilmektedir.

Yaklaşık 500.000 aile geçimini zeytincilikten sağlamaktadır. Türkiye’de üretilen dane zeytinin %65-70’i yağlığa, %30-35’i sofralığa işlenmektedir.Marmara Bölgesinde ise Türkiye’nin ve dünyanın tersi bir durum vardır ki; üretilen zeytinin %80’inden fazlası siyah sofralık olarak değerlendirilmektedir.

Aydın, İzmir, Muğla, Balıkesir, Bursa, Manisa, Çanakkale, Tekirdağ, Hatay önemli zeytin üreticisi illerimizdir. Türkiye, dünyanın önde gelen zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkeler arasında yer almasına ve son 5 yıllık dönemde zeytinyağı üretiminde önemli artışlar kaydetmesine karşın, zeytinin doğasından ileri gelen periyodisitenin (üretimin bir yıl az, bir yıl çok olması) etkisi halen azaltılabilmiş değildir. Oysa zeytinciliği gelişmiş ülkelerin çoğunda periyodisitenin etkisi, gereken bakım işlemlerinin yapılmasıyla çok düşük düzeye indirilmiştir.

Zeytin, besleyici değerinin yüksek olmasından ötürü, yeterli ve dengeli beslenmede önemli bir yere sahiptir. Zeytinin besleyici değerinin yüksek oluşu; lif içermesi, lezzetli olması, protein oranı yüksek bir besin olmasının yanı sıra vücuda alınması zorunlu olan aminoasitleri (özellikle lösin, aspartikasit, glutamik asit), doymamış yağ asitleri, vitaminler ve temel elementleri içermiş olmasına bağlanmaktadır.

Zeytinyağı sindirilme oranı yüksek bir yağdır ve sindirilebilirlik derecesi 100’dür. Ayrıca sabah kahvaltıdan önce alınan bir veya iki kaşık zeytinyağı hafif laksatif etki göstermekte ve basit kronik kabızlığa iyi gelmektedir.

Zeytinyağının insan beslenmesi ve sağlığı açısından değeri diğer tüm yemeklik yağlardan üstündür. Bir meyve yağı olan zeytinyağı doymuş yağ asitlerini düşük oranda içermesi nedeniyle kalp-damar hastalıkları açısından risk oluşturmamakta, doymamış yağ asitlerini de dengeli biçimde içerdiğinden kanserojen etkide bulunma riski diğer bitkisel yağlara göre çok daha az bulunmaktadır. Bu nedenle zeytinyağı insan sağlığının korunmasında önemli bir besindir. Zeytinyağını bol tüketen toplumlarda, özellikle Akdeniz ülkelerinde kalp – damar hastalıklarının görülme oranı ve bu hastalıklardan dolayı ölüm oranının düşük olduğu saptanmıştır. Zeytinyağının aynı zamanda kan basıncını düşürdüğü ve diyetlerinde zeytinyağı bulunan toplumlarda hipertansiyon bulgularına daha az rastlanıldığı öne sürülmektedir.

Zeytinyağı E Vitamini bakımından da zengindir. Tokoferoller (E vitamini) antioksidan etki göstererek, yağların acılaşmasına ve vücuda zararlı etkiler yapabilen serbest kökler ile peroksitlerin oluşmasına engel olmaktadırlar. Zeytinyağının kanser riski oluşturmayışının bir nedeni Vit. E’nin bu özelliğinden ileri gelmektedir.

Zeytinyağı; insanın doğumundan ölümüne kadar geçen sürecin her evresinde kemiklerde kalsiyum eksilmesi ile safra taşı oluşumunu ve atardamar plaklarını engelleyici etkileriyle sağlığımız için gereklidir. Zeytinyağında bol miktarda bulunan oleik asidin kemik gelişimi ve büyümesine yardım ettiği bilimsel bir gerçektir.

Zeytinyağı yemeklerden sonra sindirim fonksiyonlarının etkinliğine katkıda bulunmakta; safra kesesi hastalıklarında ilaç olarak dahi önerilmektedir. Ayrıca zeytinyağının safra kesesi kolesterol taşlarının oluşumunda da engelleyici etki gösterdiği ileri sürülmektedir. Zeytinyağının bol tüketildiği İtalya’nın bazı bölgelerinde safra taşının oluşumuna az rastlanması bu bilgileri doğrulamaktadır. Zeytinyağının gastrit ve mide-barsak ülserleri üzerine yararlı etkileri de saptanmıştır.

İletişim Bilgileri

Lütfen Formu Uygun Bir Şekilde Doldurunuz.

Adres

Yenisölöz Mahallesi Orhangazi/Bursa

Telefon

0532 626 05 80 - 0533 370 79 28

Email

info@canzeytincilik.com